En Şifalı Bitkiler! Hangi Bitki Neye İyi Geliyor?

NAVİGASYONEn Şifalı Bitkiler Bitkilerle Tedavi Bitkisel Tedavi de Doğru Bilinen Yanlışlar Yan etkisi Olmayan Şifa Kaynağı Bitkiler Bitkiler insanoğlunun var olduğu ilk zamanlardan itibaren çeşitli tedavi edici etkileri keşfedilmiş ve zaman içerisinde de tıbbi amaçlarla kullanılmıştır. Bu binlerce yıla uzanan geniş külliyat, bilgi aktarımları yoluyla günümüze kadar ulaşmış, farklı toplumlarda çeşitli disiplinlerle alternatif tıp yöntemleri olarak kullanılmıştır. En Şifalı Bitkiler […]

06.04.2018 - 17:42
06.04.2018 - 17:43
Yorum Yap
7 dk okuma süresi

Bitkiler insanoğlunun var olduğu ilk zamanlardan itibaren çeşitli tedavi edici etkileri keşfedilmiş ve zaman içerisinde de tıbbi amaçlarla kullanılmıştır. Bu binlerce yıla uzanan geniş külliyat, bilgi aktarımları yoluyla günümüze kadar ulaşmış, farklı toplumlarda çeşitli disiplinlerle alternatif tıp yöntemleri olarak kullanılmıştır.

En Şifalı Bitkiler

Geniş bir açıdan ele alınması gerekenen şifalı bitkilerkonusunda, en kolay şekilde ulaşılabilen ve farklı tedavi edici özellikleri en yoğun olan bitkileri ele almaya çalıştık. Bunlar arasındaadaçayı, havuç, ebegümeci, lavanta, beyaz lahana, brokoli, tarçın, kiraz sapı, zeytin, sarımsak, çörek otu, üzüm veinciri sayabiliriz. Bununla birlikte sayıları binleri bulan çeşitlişifalı bitkive her birinin kendisine ait özellikleri, sahip oldukları çeşitli kimyasallar vardır. Dolayısıyla “ Her nimet de bir hikmet vardır “ sözü son derece doğru bir bakış açısıdır. Bazı bitkilerin sahip olduğu özellikler şifa vericiyken, bir başkası için zararlı olabilir. Bu noktada kişinin hastalıkları önemli bir rol oynar.

Bitkilerle Tedavi

Günümüze kadar ulaşmış ve yaygın olarak kullanılan Çin Tıbbı, Ayuverda ( Hint Tıbbı ) gibi alternatif tıp disiplinleri, bitkisel tedavi ağırlıklı bir yapıya sahiptir. Anadolu topraklarında da bitkisel tedavi yöntemleri, kökleri en eski zamanlara kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Aslında bu durum tesadüf değildir. Anadolu topraklarının son buzul çağını yaşamamış olması, ( son buzul çağının 250 bin yıl sürdüğü de düşünüldüğünde ) dünyanın pek çok bölgesine göre daha geniş bir bitkisel endemik çeşitliliğe sahip olmasında önemli bir faktördür. Bunun yanında Anadolu’ nun sahip olduğu iklimsel özellikler, hemen her tür bitkinin yetişmesi için elverişli bir coğrafi yapıya sahip olmasına neden olur. Tüm bunlara ek olarak topraklarında bulunan zengin ve çeşitli mineraller,şifalıbitkileriçin en ideal büyüme ve gelişme atmosferi oluşturuyor.

Bu sayede oluşan çok geniş endemik çeşitlilik, çok farklı özellikleri bulunan sayıları binlerle ifade edilen bitki türünün tedavi edici özelliklerinin belirlenmesini ve kullanılmasını sağlamıştır. Kültürümüzde Lokman Hekim’ le özdeşleştirilen pek çok öykü de de anlatıldığı gibi, çok farklı hastalıklara karşı iyi gelen birden fazlaşifalıbitkive hatta bu bitkilerden elde edilen karışımlar atalarımızdan aktarılan çok değerli miraslar olarak, halen kullanılır. Modern tıbbın ulaştığı ileri seviye, bitkilerin özellikleri ve içerdiği maddelerle ilgili daha kesin bilgilere ulaşmamızı sağlayan avantajlar oluşturdu. Bu durum kullandığımız ilaçların etken maddelerinin, yoğun olaraken şifalıbitkilerarasından seçilmesini sağlamış oldu. Ancak ayrıştırılarak kullanılan etken maddelerin, hastalıklarda gereğince tedavi edici özellik gösterebilmesi için farklı kimyasallarla birleştirilmesi de gerekiyor. Bu birleşimin oluşturduğu ilaçların birçoğunun çeşitli yan etkileri de bulunuyor.

Bitkisel Tedavi deDoğru Bilinen Yanlışlar

Bitkilerin içerdiği mineraller, vitaminler ve diğer kimyasallar, bazı hastalıklar için tedavi edici etkiye sahiptir. Yanı sıra zaten genetik olarak kodlanmış çok çeşitli hastalıkların daha geç ortaya çıkması veya hiç çıkmaması için gereken desteği sağlayacak özelliklere sahiptirler. Bu aşamada bazışifalıbitkilersürekli olarak tüketildiğinde, bağışıklık sistemimizin güçlenmesi ve birçok hastalıktan korunmamıza yardımcı olan bir unsurdur. Ancak yapılan en büyük yanlışlıklardan biri,şifalıbitkileriçin keşfedilen kullanım şekilleridir. Örneğin havucun sağlığımıza sağladığı eşsiz yararlar genellikle bilinir. Havuç güçlü bir cinsel gücü arttırıcı etkiye sahiptir, yanı sıra Alzheimer gibi bir hastalık için en güçlü önleyici ve koruyucu gıdalar arasında yer alır. Ancak havucun sürekli tüketilmesi için salatalarda, diğer sebzelerle ve sirke, limon, tuz gibi tatlandırıcı baharatlarla karıştırılarak tüketilmesi Alzheimer hastalığını önleme de yardımcı pek çok maddenin en az seviyeye inmesine, aynı şekilde cinsel gücü arttırıcı özelliğinin de azalmasına neden olur.

Faydalı olduğunu bildiğimiz bitkilerin pek çoğunun sürekli tüketilmesi için çeşitli yollar bulmak ( salata gibi ), farklı bitkilerle ve baharatlarla bilinçli olmadan karıştırmak, buşifalıbitkilerve sahip olduğu özelliklerden en az faydayı sağlamak anlamına gelebilir. Dolayısıyla bu alanda uzman kişilerin hazırladığı ve tüketim sürekliliğin belirlendiği kürlere göre tüketmek hasta olmadan önce önlem almanızı ve güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmanızı sağlayacak önemli bir unsurdur.

Yan etkisi Olmayan Şifa Kaynağı Bitkiler

İlaç kullanımları hasta olmadan önce başlanmayan bir durumdur. Yani herhangi bir hastalığa sahip olmadan önce, o hastalığa ait ilaç kullanımı olmaz. Bununla birlikteşifalıbitkilerdoğru şekilde kullanıldığında hem hastalıkların tedavilerinde güçlü etkiler gösterir ve hem de henüz hasta olmadan önce kullanılabildiği için, herhangi bir yan etki göstermeden bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar, birçok hastalığın ortaya çıkmasında önleyici ve koruyucu bir rol üstlenir. Olağan koşullarda pek şans vermediğimiz veya sıklıkla tüketmediğimiz pek çokşifalıbitki, özellikle koruyucu ve önleyici özelliklere sahiptir.

Adaçayı; Suda çözünebilen antibiyotik etkin maddelere sahip olan adaçayı, çok çeşitli bakteriye karşı çok önemli bir koruyucudur. Öksürük, ateş, Üst solunum yolları ile ilgili hastalıklar için önleyici etki gösterir ve yanı sıra bu hastalıklar sırsında kullanılması, hastalık nedeniyle oluşan şikayetlerin birçoğunun azalmasını sağlar.

Aynı zamanda tedavisi sürecine çok önemli katkılar sağlar. Ülkemizde yetişen 30 kadar farklı türü bulunan adaçayının, bu türlerinin büyük bir kısmı yabanidir ve bu nedenle yabani olan türleri olması gerekenden daha düşük etkiler görülmesine neden olabilir. Adaçayı alırken, yabani olmamasına dikkat edilmelidir. Adaçayının çay olarak tüketilmesinin yanı sıra, demleme suretiyle hazırlanmış çayın gargara olarak kullanılması, ağzınızdaki bakterilerin çoğalmasını önleyerek birçok hastalığın daha oluşmadan önlenmesinde son derece etkilidir.

Havuç; Unutkanlık, erken bunama, deri ve cilt gibi çeşitli kanser türleri, migren ağrıları, kronik baş ağrıları, Alzheimer hastalıklarına karşı güçlü bir önleyici ve koruyucudur. Yanı sıra algılamayı arttırıcı etkisi, kalp krizlerini önleyici etkileri, midede ve yemek borusunda oluşan yanmalara karşı güçlü etkileri vardır. Son olarak güçlü bir cinsel gücü arttırıcıdır. Ancak havucun da doğru bir şekilde hazırlanmış kürler şeklinde tüketilmesi, sahip olduğu özelliklerden en etkili şekilde yararlanılmasını sağlayan önemli bir faktördür.

Ebegümeci; Boğaz ağrıları, bademcik ağrıları ve iltihapları, Akciğer kanserine karşı güçlü etkileri olan bir bitkidir. Aynı zamanda gargara olarak kullanıldığında ağız ve diş sağlığına son derece önemli katkılar sağlar.

Lavanta; Genel olarak güzel kokusuyla ve süs bitkisi olarak bildiğimiz lavantanın faydaları, başlı başına bir kitap yazılmasını gerektirecek türdendir. Özellikle Profesör İbrahim Saraçoğlu tarafından hazırlanmış olan kürü, dünya genelinde de tedavi amaçlı kullanılan, aynı zamanda tıp bilimi tarafından kabul edilmiş bitkiler arasındadır. Uykusuzluk sorununa karşı, genel karaciğer rahatsızlıklarına karşı, Hepatit B ve C türlerine karşı, Sedef hastalığına karşı, yaşlanma kaynaklı cilt lekelerine karşı, Vitiligo hastalığı ve doğum sonrası ağrılara karşı, rahatlatıcı ve sakinleştirici etkileri lavantanın faydalarının sadece bir kısmıdır.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Burada açıklamalarını yaptıklarımız dışında başta beyaz lahana, brokoli, tarçın, kiraz sapı, zeytin, sarımsak, çörek otu, üzüm, incir olmak üzere daha birçok bitki türü doğal ve güçlü önleyici, iyileştirici etkilere sahiptir. Ancak bu bitkilerin doğru bir şekilde karıştırılmaları ve hazırlanmaları, en etkili şekilde fayda sağlamalarında önemlidir. Yanı sıra kronik hastalıkları bulunanların, ilaç tedavisi görenlerin ve hamilelerin ve çocukların kullandıkları veya kullanmayı düşündükleri bitkisel tedavilerden önce mutlaka doktorlarına danışmaları gereklidir.

Tüm Hakları Saklıdır. Aktif Kaynak Gösterilmeden Kopyalanamaz!
Yorumlar (0)

* Yorumların Onaylanması İçin Türkçe Yazım Kurallarına Dikkat Edin!

Hakkımızda

Aktuelbilgiler.com ziyaretçiler için hazırlanmış bilgi sitesi olup, nitelikli bilgiler sunmayı hedefleyen bir oluşumdur.

Sitemiz genel olarak geniş bir arşiv oluşturmak maksadı ile yayın hayatına başlayıp bilinenleri daha da detaylarına inerek son kullanıcıya ulaştırmayı hedeflemektedir. devamını oku

Aktüel Bilgiler © 2019 Tüm Hakları Saklıdır Gizlilik Politikası | Hakkımızda | Editör Başvuru | Künye | İletişim