Charles Bukowski Kimdir?

Oy Vermek İstermisin? 🙂
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Özellikle son birkaç yıldır ‘kaybetme’ mevzusuna yapılan vurgu insanların kaybeden olmayı alkol, uyuşturucu ve sekse dayalı bir hayat yaşamayı sanmasına sebep oluyor. Kazın ayağı öyle değil elbette. ‘Kaybeden’ diye nitelendirilen insanlar aslında bir felsefeyle, hayatın kendisiyle sorunu olan kişiliklere sahip insanlar. Ve bu dünyadan gerçek bir kaybeden geçtiyse onun adı Charles Bukowski ya da nam-ı diğer Henry Chinaski’dir. Almanya’da doğduktan sonra 2 yaşında Los Angeles’a taşınan Bukowski, Ekmek Arası kitabında anlattığı üzere uzun yıllar babasından şiddet görmesiyle zaten maça 1-0 mağlup başladı. Parayla, işle hiçbir alakası olmadan, sadece kendini yazmaya adayan birisi olarak toplumun tüm insanlığa biçtiği rolün dışında kalarak yaşadı. Alkol ve kadın onu her zaman ‘ayık’ tuttu ve ilham kaynağı oldu. Hayata kadınların sıcak ya da soğuk yataklarından ve dibi görünmüş şişelerden bakan Bukowski neyi aradığını bilmeden binlerce yazı bırakarak göçtü bu dünyadan.

Kuralsızlık onun kuralıydı

Klasik yazarların dışında yazmaya hevesli tüm yazarlar gibi ilk yazıları hep geri çevrildi. Ancak Bukowski yazmaktan hiç vazgeçmedi. İlk yazısı bir dergide yayınlandığında 24 yaşındaydı. 10 yıl kadar yazmaya ara verdi. Bu zamanını ABD’yi gezerek ve birçok işte çalışıp ucuz pansiyonlarda ucuz içkiler ve açlıkla bir arada geçirdi. Bu zamanlarını Factotum isimli kitabında neredeyse kelimesi kelimesine anlattı. Çok farklı işler deneyimlemiş olan Bukowski hiçbir zaman  tutunamadı. Ancak onun ‘tutunamazlığı’ bize dayatılan prototipin dışında yaşamayı seçtiği biçimle alakalıydı. Yayıncılık kurallarını reddediyordu. Para kazandığında bile ucuz otel odalarında çirkin kadınlarla yatıyordu. Kuralsızlık onun kuralıydı. Bir yayın evinden ömür boyu 100 dolarlık çek teklifini alınca postanedeki işini bıraktı. Bunun için; “İki seçenekten birini seçmek zorundaydım: Posta ofisinde kalıp delirmek ya da yazmaya oynayıp açlıktan ölmek. Ben aç kalmayı seçtim,” demişti. Sanıyoruz ki Bukowski’nin yaşamını en iyi özetleyen cümlelerden biri de buydu. Ve bu dünyadan toplam 45 kitap yazan bir kaybeden geçti.


ETİKETLER
Üzgünüm, bu içerik için hiç etiket bulunmuyor.
editörün seçtikleri EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz. Veri Politikası

The cookie settings on this website are set to "allow cookies" to give you the best browsing experience possible. If you continue to use this website without changing your cookie settings or you click "Accept" below then you are consenting to this.

Close